🌖 Engelli Bireylerin Karşılaştıkları Sorunların Neler Olduğunu Araştırınız

Köseler[8, para. 12] işitme ve konuşma engelli bireylerin durumunu şu şekilde özetlemektedir: Ülkemizde işitme engelli bireylerin en büyük problemi ileşitimdir[sic]. İşitme engelliler has-tanelerde doktorlara dertlerini anlatamıyor. Mahkemelerde haklarını savunamıyor. Veya resmi[sic] bir işlem için gittikleri kamu kurum ve KullanıcıSözleşmesi. İşbu sözleşme Atatürk Bulvarı 105/605 Kızılay Çankaya/ANKARA adresinde mukim Eğitimde Görme Engelliler Derneği (Bundan böyle EGED olarak anılacaktır) İle Engelsiz Destek Gönüllü Ağı Platformu'na www.engelsizdestek.org internet adresi veya iOS & Android mobil uygulaması aracılığıyla “Üye SivilSayfalar. 21 Haziran 2021. Engelli Çocuk Hakları Ağı (EÇHA) şiddete, istismara, ayrımcılığa uğrayan 0-18 yaş arası engelli çocuklara ilişkin hazırladığı anket çalışmasına katılımınızı bekliyor. Ankete katılım için son tarih 9 Temmuz 2021 Cuma 17.00. Çocuk Duyuru Eğitim Engelli Türkiye Spina Bifida Derneği. Busorunların çözümü için ise toplumsal düzenlemeler yapılmalı ya da aileye müdahale edilmelidir. Engelli bireylerin ruh sağlığı söz konusu olduğunda bu yaklaşımlardan yola çıkarak iki model geliştirilmiştir. Biri medikal model diğeri ise biyopsikososyal modeldir. Medikal Model ve Engelli Bireyin Ruh Sağlığı Engellibireyin sorunlarını gidermekle yükümlüyüz. Ülkemizde milyonlarca engelli olduğunu düşünürsek bunun önüne bir şekilde geçilmelidir. Herkes engelli adayı olduğunu bilmeli ve çevresindekilere karşı duyarlı hareket etmelidir. Eğitim konusunda gelişen bir toplum olsak dahi insanlığımızdan paye vermemeliyiz. sırasındaengelli mültecilerin karşılaştıkları zorlu durumu değerlendirme fırsatı bulduk. BM Engelli Hakları Sözleşmesi'nin (CRPD) Taraf Devletler Konferansı'nda, Mültecilere Yönelik Küresel Mutabakat ve Göçmenlere Yönelik Küresel Mutabakat içeriğinin engelli bireylerin seslerini de kapsaması için . çağrıda. bulunduk. Bu oranın yüzde 9.70'ini süreğen hastalığı olanlar, yüzde 2,58'ini ise ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel engelliler oluşturuyor. Araştırma, genel olarak engelli bireylerin yüzde 68'inin yaşadığı çevrede engeline bağlı herhangi bir düzenleme bulunmadığını ortaya koyuyor. “Engelli Bireylerin Hak Temelli Katılım Hakkının Güçlendirilmesi” projesini konuştuğumuz İzmir Anadolu Engelliler Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Gündüz Koçak, “Engelli örgütlerinin katılım hakkının geliştirilmesi için sivil toplum odaklı araçları etkili ve sürdürülebilir bir şekilde aktif olarak kullanmaları ve Zihinselengelli bireylerin cinsel istismarı da içeren tüm istismar biçimlerine diğer bireylere göre daha fazla maruz kaldıkları ve aynı zamanda cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma ya da gebe kalma risklerinin de daha yüksek olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu gereksinim daha da önem kazanmaktadır (Levy, 2004 R5YXrC. Engellilerin Toplumda Karşılaştıkları Sorunlar Nelerdir? Engelli; doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini kaybetmesi nedeni ile destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişidir. Dünyada bir milyardan fazla insan engelli kategorisine girmekte, bunlar arasından yaklaşık 200 milyon kişi ise ciddi işlev bozuklukları yaşamaktadır. Engellilik olgusu günümüzde daha da büyük önem kazanmaktadır ve gün geçtikçe engelli sayısı artmaktadır. Bunun nedeni; nüfusun yaşlanması, ilerleyen yaşlarda engellilik riskinin yükselmesi, diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanser ve ruh sağlığı bozuklukları gibi kronik hastalıkların dünya genelinde artış göstermesidir. Engeli olmayan insanlara kıyasla engelli bireyler; daha kötü sağlık durumlarına, daha düşük eğitim başarısına ve daha yüksek yoksulluk oranına sahiptir. Birçok insanın varlığına alıştığı sağlık, eğitim, ulaşım, bilgi edinme gibi hizmetlere erişimde engelli insanlar zorluk ve sıkıntılar yaşar Görsel Engellilerin topluma katılmalarında en büyük sıkıntılar; ulaşım, fiziksel çevre ve konut sorunudur. Yollar, kaldırımlar, kamu binaları, park ve bahçeler, okullar, içinde yaşanılan konutlar, ulaşım araçları ve bunun gibi daha birçok fiziksel çevre unsuru, engellilerin topluma katılmasının önünde ciddi birer sorun oluşturmaktadır. Böylece sahip olduğu engeli nedeniyle hareket yeteneği sınırlanmış insanların bu ve benzeri sebeplerle yaşadıkları sınırlama daha da pekişmektedir. Bunun anlamı hareket yeteneği sınırlanan bireyin toplumsal yaşamdan dışlanmasıdır. Oysa fiziksel çevre koşulları engellilerin topluma katılmasını, toplumla bütünleşmesini kolaylaştıracak bir biçimde tasarlanabilir ve geliştirilebilir. Engellilerin sosyal hayatta karşılaştıkları zorlukları tespit edip bunların azalması için çözüm önerileri geliştirebiliriz. “Engelli olmak sorun değil, engelliye engel olmak sorundur.” Bir dernek için yazdığım, taslak olarak düşüncelerimi içeren bu yazıyı burada paylaşmak istedim. Belki bu düşüncelerimi benimseyen, geliştiren veya bambaşka fikirler sunan birileri olur. 1. Bölüm Engelli Bireylerin Sorunları ve Bu Sorunların Çözümleri Engelli olma durumunu bir örnekle açıklayarak başlamak isterim Önünüzde üç metrelik bir kapı bulunduğunu ve kolunun, kapının en yüksek noktasında olduğunu düşünün. Boyunuz ise bir metre yetmiş santimetre olsun. Kapıyı açabilmek için çeşitli uğraşlar verir, zıplar, erişmeye çalışır ve üzerine çıkıp destek alacak bir şey ararsınız. Başarabilirseniz, kapının koluna ulaşıp açabilir ve yolunuza devam edebilirsiniz. İşte, engellilik de böyledir. Önünüzde çeşitli engeller sıralanır ve bunları aşmaya çalışırsınız. Fakat sorun sizde değil, sizi düşünmeden tasarlanan dünyadadır. Engelli bireylere sorun çıkartmak yerine, herkesi düşünerek yapılmış şehirler, ülkeler; kısacası bir dünya tasarlamalıyız. Engelli bireylerin sorunlarını ve bu sorunların kısaca çözümlerini anlatmaya çalışacağım. Bunlar kendi bakış açıma göre yazılmıştır. Gelişebilir ve değişebilir olmasını göz ardı etmeyiniz. Temel sorunlar 1- En başta, bakış açılarını ve bu sistemin engelli bireyleri birilerine muhtaç bırakmaması gerektiğini söylemekle başlayacağım. Çünkü en büyük sorun, bana göre budur. Sorunların temelinde, toplumun bakış açısını, yetersiz ve sorunların köküne inmeyen geçici çözümler üretmesini, aslında bir kesimin “normal insanlar”a göre tamamen dışlanmasıyla beraber, temel haklarından dahi mahrum kalmasını görmekteyim. Bunlara ek olarak, çoğunluğun bu konuların yeterince farkında olmadığından ve/veya bu konuları bilmediğinden eminim. Engelli bireyleri topluma entegre etmeye çalışmanın da en önemli gereksinim olduğuna inanıyorum. Sadece bir engel türüne göre kurslar açılacaksa da, bu, üst kısımda topluma entegre etmeye hazırlık aşaması olması gerekliliği olmalıdır. Yoksa, bir yerde yanlışlık yapılıyor. 2- Evrensel tasarım mimari bir terimdir. Durumunuz ve yaşınız ne olursa olsun, herkesi kapsayacak bir şekilde düzenlenmiş sosyal alanları, binaları ve şehirleri kapsar. Bunun için en başta, “Evrensel Tasarım” derslerini mimarlık gibi üniversite bölümlerinin bir parçası haline getirmek gereklidir. Bununla beraber, var olan mimariyi ve sosyal alanları da bu tasarıma uygun hale getirmek için çalışılmalıdır. 3- Eğitim için fırsat eşitliği sağlanmalıdır. Yasalarca güvence altına alınan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. Madde’sinde geçen “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” ibaresi göz ardı edilmemeli, herkesin faydalanabileceği bir sistem geliştirilmelidir. Bireylerin doğuştan veya sonradan engelli olanlarla birlikte, tespiti, takibi ve eğitim sistemine entegre edilmesi gerçekleştirilmelidir. Engeli sonradan ortaya çıkarak eğitimlerini aksatmalarına neden olmuş bireylerin tespiti ve eğitimlerine devamının sağlanması en kısa sürede desteklenmelidir. Kaynaştırma eğitimine gerekli önem verilmeli ve 7 Temmuz 2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği” ile birlikte takibi sağlanmalıdır. Ayrıca, engelli bireylerin gerekli görülmesi durumunda almaya ihtiyaç duydukları özel eğitimler için yetiştirilmiş insan ihtiyacı giderilmelidir. 4- İstihdam ise, günümüzün en büyük problemidir. Bir bakıma, eğitim yoksunluğundan kaynaklanır. Üretmeyen ve maddi özgürlüğünü sağlayamamış şekilde başkalarına muhtaç olarak yaşayanları bu durumdan bir şekilde kurtarmamız gerekiyor. Engelli kontenjanlarının denetiminin sağlanması ve geliştirilmesi üzerine -teşvik dahil- bir sistem geliştirilmesi ihtiyaçtır. İstihdam güncel sorunların da başında gelmekte, kademeli olarak sistemi iyileştirmek en önemli konular arasında yer almaktadır. 5- Sağlık alanında yurt dışında bazı örneklerine ulaştığım engelli bireylerin bütün sağlık ihtiyaçlarının karşılanması gibi konularda devletin öncülük etmesi ve gerekli yasaların iyileştirilmesiyle beraber geliştirilmesi gereklidir. Kısacası, engelli bireyler herkes gibi sosyal hayata karışmalı, eğitimlerine devam etmeli, üreterek ve maddi özgürlüklerini kazanarak kimseye muhtaç olmadan yaşamalıdır. Güncel bazı sorunlar 1- %40 engelli raporu sınırı ve %40’ın altında rapor oranına sahip bireylerin hiçbir yasal hakkı olmaması Sağlık Sorunu 2- 2019 EKPSS atama tarihlerinin belirsizliği İstihdam Sorunu 3- Hissedilebilir zemin, rampa ve görsel veya sesli ikaz sistemlerinin eksikliği Evrensel Tasarım Sorunu 4- Engel grubuna uygun işlerde çalıştırılmamak ve mobbing İstihdam Sorunu 5- Tekerlekli sandalye temininin yetersizliği Sağlık Sorunu 6- Bazı hastalık gruplarının ilaçlarını devletin sağlamaması Sağlık Sorunu 7- İş hayatında engelli kontenjanındaki denetimi yetersizliği İstihdam Sorunu 8- Eğitime uyum sorunları Eğitim Sorunu 9- Evde bakım desteklerinin ve gerekli malzemelerinin sağlanmasının yetersizliği Sağlık Sorunu 10- Şehir içi ve şehir dışı ulaşım sorunları Evrensel Tasarım Sorunu 11- Engelli aileleri bilinçlendirme konusunda yetersiz kalınması. Bakış Açısı Sorunu 2. Bölüm Engelli Bireylerin Sivil Toplum Örgütlenmesindeki Hataları Türkiye’de 1950’de kurulan “Altı Nokta Körler Derneği” ve 1960 yılında kurulan “Türkiye Sakatlar Derneği” gibi köklü derneklerimiz mevcuttur. Fakat, 2019 yılına geldiğimizde, biz halâ yeni dernekler kurma ihtiyacı hissediyorsak ve temel sorunların değişmediğini görmüyorsak, sorun her birimizindir. Evet, bu köklü dernekler bize yol göstermiş ve ilk tuğlayı koymuştur. Buna itiraz etmek mümkün değildir. Ama biz bu sistemi geliştirmiyorsak veya geliştiremiyorsak, herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekmektedir. Sadece İzmir’de, faal olarak çalışan 96 engelli derneği ve 220 sağlık alanında faaliyet gösteren dernek vardır. Ben bunu, bataklığı kurutmak varken, herkesin kendi eline sinek ilacı alıp çevresine sıkması gibi bir örnekle bağdaştırıyorum. Benim için en basit kural “birleş ve sesini herkese duyur” olmuştur. Biz daha engelliler arasındaki empatiyi geliştirememişken, sorunlarımızı birbirimize anlatamıyorken, toplumdan bu empatiyi bekleyemeyiz. Kendimizi ifade etmenin önemini; bu konuların konuşulabilir olmasının, utanç veya kusur görmeden herkesin farkındalığını arttıracak çalışmalar yapılmasının gerekliliğini az çok herkes anlayabilir. Öncelikle, engelli bireylerin kendilerine olan inancını geliştirmeleri ve güncel sorunlara çözüm ararken, aynı zamanda sorunların temeline inerek bataklığı kurutmak için çalışması gerekmektedir. Bunun için ise, seslerini duyurabilecekleri bir platforma, yani her engelli ve hastalık grubunu kapsayacak bir yapı ile sivil toplum örgütlenmesine ihtiyaç vardır. Zamanla her kesimi kendisine çekecek bu yapı, toplumla kaynaşmayı ve farkındalığı sağlayacaktır. Engelli Federasyonları İle İlgili Bilgi ve Yapılacak Çalışmalar Bir federasyon kurabilmek için kuruluş amaçları aynı olan en az 5 derneğin bir araya gelmesi gerekmektedir. Derneğinizin tüzüğünüzün 13. Madde’si “Amacın gerçekleştirilmesi için gerek görülmesi durumunda yurt içinde ve yurt dışında vakıf kurmak, Federasyon kurmak, kurulu bir Federasyona katılmak veya gerekli hallerde Federasyon üyeliğinden ayrılmak, gerekli izin alınarak Derneklerin kurabileceği tesisleri kurmak” söz konusu durumu ele almaktadır. Yapılması gereken, kuruluş amacı aynı olan ne kadar dernek varsa, hepsini ortak bir paydada toplayabileceğimiz, çok sesli ve aynı zamanda “birlikten kuvvet doğar” mantığıyla kurulmuş ve sürekli gelişen bir yapı kurabilmekle beraber, sürdürülebilirliğin sağlaması ana amaç olmalıdır. Bunun da karşılığı, İzmir için ilk olarak temelini atabileceğimiz Federasyon yapısı ile gerçekleştirilebilir. Bu Federasyon, engelli derneklerinin öncülük edeceği ve zamanla toplumun her kesiminden insanları çekebileceği bir yapı şeklinde inşa edilmelidir. Bunun için de devlet kurumlarını, belediyeleri, üniversiteleri ve gönüllü olarak katkı sağlamak isteyen herkesi kendine çekme ihtiyacı hissedilmelidir. Aynı zamanda, koordineli çalışmayı sağlayabilecek bir köprü görevi üstlenmek gereklidir. Bu bahsettiklerim sadece İzmir için geçerli olup ana amaç, Türkiye’ye bir model sunabilmek ve farkındalık oluşturmaktır. Önce yaşadığımız yeri güzelleştirmeyi amaçlamalı, sonrasında diğer şehirlere ve ülke geneline yayılma amaçlanmalıdır. 4. Bölüm Federasyon Yapısını Oluşturabilmek Konusunda Fikirler 1. Yapılması gereken ilk adım, kurulmuş olan federasyon yapılarını incelemek ve fikir alışverişinde bulunma amacıyla gönüllü bir ekip kurulmasıdır. İl sınırları içerisinde ve bölgeyi de kapsayan engelli derneklerini bir çatı altında toplamak amacıyla kurulmuş Samsun Engelliler Federasyonu SAMEF ile iletişime geçilip gerekirse bu federasyonun yapısını incelemek, çalışmalarını öğrenmek ve ne ölçüde etkin olduklarını anlayabilmek açısından gerekli çalışmalar yapılmalıdır. 2. Yeterli altyapı sağlandıktan ve gidilmesi gereken yol belirlendikten sonra, İzmir’de bulunan kuruluş amaçları aynı olan derneklerle doğrudan iletişime geçilip hangi çalışmaları hayata geçirdikleri, ne ölçüde başarılı olabildikleri ve nelere ihtiyaç duydukları konularında fikir alışverişi yapılmalı ve etkin bir şekilde hareket edilmelidir. Yukarıda özetlediğim yapıdan bahsedilip düşünceleri alınmalı ve bu amaç üzerinden neler yapılması gerektiği birebir görüşmelerle tartışılmalıdır. 3. Üniversitelerin engelli birimleriyle iletişime geçilip bu konu hakkında fikirleri alınmalı ve yapılan araştırma veya tez konuları hakkında “Bilimsel verileri arttırmak amacıyla neler yapılabilir?” çerçevesinde destekleri ve görüşleri alınmalıdır. Üniversitelerde bulunan ilgili öğrenci kulüpleriyle iletişime geçilmeli, aynı zamanda gönüllü olarak çalışmak isteyenlerle bu yapıyı duyurma ve desteklerini alma amacıyla çalışmalar yapılmalıdır. Düşünce, düşünce ile gelişir ve genç insanları bu amaca ortak etmeye çalışılmalıdır. 4. Eğer sivil toplum örgütü yapılanması başarılı olursa, devlet kurumları ile iletişime geçilip amaçlar aktarılmalı ve yapmak istenen çalışmalar anlatılmalıdır. Destek alınabilir ise, koordineli çalışmak ve fikir alışverişinde bulunmak ile iletişim halinde olmak büyük önem kazanacaktır. 5. Belediyeler ile görüşülüp koordineli çalışma yapmak konusunda kendimizi ifade etmeli ve desteklerinin alınması amaçlanmalıdır. Engelli Meclisi’nin tekrar aktif hale getirilmesi ve güncel sorunları çözmeye çalışırken, sorunların temeline inilmesi için destekleri alınmalıdır. 6. Üniversitelerde bu konu hakkında araştırma yapmak isteyen akademik birimler ile koordineli çalışılmalı, söz konusu birimler teşvik edilmelidir. Bu konuda çalışmalar yaparken, bilimsel veriler olmadan sınırlı bir şekilde hareket edilebileceği unutulmamalı, bilimsel verilerin ışığında çalışmalar yapabilmek için gerekli ortam sağlanmalıdır. Bir şeyler yapabilmek ve sorunların temeline inmek için oluşturulan bu projenin hayata geçirilmesi her açıdan zordur. Bu durumun farkındayım. Yapabileceğimiz şeyler zorlu bir yolun üzerindeymiş gibi görünmektedir. Ama bir yerden başlamak önemlidir. Bu konuda adım atmak artık bir ihtiyaç haline gelmiştir. Ötelemek ve geçici çözümler üretmek yerine, sorunları kökünden çözmeye odaklanılması benim açından önemlidir. Derneğinizle bu konuda iletişime geçmemin sebebi, kamu kurumlarının ve çalışanlarının birleştiriciliği üstlenebilmesine olan inancımdan dolayıdır. Aynı zamanda, yetkililere sesimizi duyurma ve etkin çalışma yapabilme konusunda aktif olabilecek bir dernek olduğunuzu düşündüğümdendir. Yazının başında da dediğim gibi, bu fikirler değişebilir ve geliştirilebilir olması konusunda her bakış açısına her zaman açık olmalıdır. Benim yapmaya çalıştığım, sadece bir kıvılcımı ortaya atmak oldu. Bu kıvılcımı korumak ve güçlü bir ateşe dönüştürebilmek için herkese ve her yapıcı fikre ihtiyacımız olduğunun farkındayım. Birlikte, bu konuda samimi çalışmalar yapabileceğimizi düşünüyorum. Yazan Efe Zeybekoğlu Bedensel engellilik herkesin başına gelebilecek bir durum. Ancak bir insanın bedensel engelli olması demek onun günlük yaşam faaliyetlerinden eksik kalması gerektiği anlamına da gelmeyecektir. Bunun için toplumun genel olarak bilgilendirilmesi önemli bir konudur. ancak yalnızca bilgilendirmek değil aynı zamanda devletinde üzerinde durması gerekenler vardır. Bedensel engellilerin normal insanlara göre yaşam içerisindeki hareketleri biraz daha kısıtlı ancak her ne kadar uğraşılmış olsa da yine de önüne geçilemeyen sorunların olduğunu biliyoruz. Aşağıda bedensel engellilerin karşılaştığı sorunlar sırasıyla belirtilmiştir. Merdivenler Bedensel engellilerin en büyük sorunları arasında merdivenler geliyor. Hatta kabus olarak değerlendirilebilen merdivenlerin yanına mutlaka engellilerin kullanabilmesi için asansörlerin yapılması gerekir. Büyükşehirlerde bazı noktalarda engelli asansörü bulunuyor olmasına karşın sağlıklı kişilerinde bu asansörleri kullanıyor olması sıkıntının gelişmesine neden olabiliyor. Toplu Taşıma Araçları Engellilerin en büyük sorunlarından bir tanesi de ulaşımdır. Engellilerin taşınabilmesi için toplu taşıma araçlarında gerekli olan sistemlerin mutlaka olması gerekiyor. Bazı otobüslerde bu hizmetin olmasına karşın otobüs şoförlerinin anlayışsız davranmaları engellilerinde bu asansörleri kullanamamasına neden oluyor. Bunu haberlerde çok sıkça rastlayabiliyoruz. Engelli Araçları Engelli araçlarını almak ve de satmanın zor olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu konuda bir düzenlemenin hızlıca yapılması gerekiyor. Yani engelli bir kişi araç aldığı zaman istediğine satması gerekiyor. Park yerleri Sorunu Engelli park sorunu da sıkıntılardan bir tanesidir. Bazı otoparklarda engelli park yeri bulunuyor olsa da düşüncesizce buraya park edilmesi engellilere sıkıntı yaratabiliyor. Bunun yanı sıra engellilerin geçebileceği yerlere araçların uygunsuz bir şekilde park edilmiş olması engellinin hareketlerinin de kısıtlanmasına neden olabiliyor. Engelli Plakası Engellilere verilen plakalarda eskiden engelli işareti bulunuyordu dolayısıyla bu da engellinin toplumdan ayrıştırılması noktasında eksi bir değer oluyordu. Engelliler ait olan araçların yalnız engelliler değil başkaları tarafından da kullanılabilmesi gerekiyor. Engelli bireyin aracını herkesin sürmesi acil durumlarda oldukça işe yarayacaktır. Engellilerin karşılaştıkları sorunlar nelerdir, engellilerin yaşadıkları problemler nelerdir, engelliler ne sıkıntılarla karşı karşıya kalıyorlar, engellilerin sorunları topluma katılmalarının önündeki en büyük engellerden biri de ulaşım, fiziksel çevre ve konut sorunudur. Engellilerin içinde yaşadıkları fiziksel çevre, sahip oldukları fiziksel işlev bozuklukları/yetersizlikleri ve bunun yol açtığı sınırlamalar yüzünden büyük önem taşımaktadır. Eğitim konusunda belirttiğimiz gibi, toplumu tasarlarken, bir toplum modeli ortaya koyarken, içinde yaşanılan fiziksel çevreyi de o toplumun içinde yaşayan herkesi düşünerek tasarlamak gerekir. Yaşanılan konuttan tüm kamusal yaşam alanlarına, ve ulaşım araçlarına kadar tüm çevresel unsurların engellilerin özellikleri ve gereksinimleri dikkate alınarak tasarlanmadığı bir gerçektir. Yollar, kaldırımlar, kamu binaları, parklar ve bahçeler, okullar, içinde yaşanılan konutlar, ulaşım araçları ve bunun gibi daha bir çok fiziksel çevre unsuru, engellilerin topluma katılmasının önünde ciddi birer engel oluşturmaktadır. Böylece sahip olduğu engeli nedeniyle hareket yeteneği sınırlanmış insanların bu ve benzeri sebeplerle yaşadıkları sınırlama daha da pekişmektedir. Bunun anlamı Hareket yeteneği sınırlanan bireyin toplumsal yaşamdan dışlanmasıdır. Oysa bütün bunlar, engellilerin topluma katılmasını, toplumla bütünleşmesini kolaylaştıracak bir biçimde tasarlanabilir ve geliştirilebilir 9.Standart Kuralların eşit katılım için hedef seçtiği alanlardan ilki “ulaşılabilme” kural 5 konusudur. Bu anlamda fiziksel çevre koşullarının engellilerin yaşamını kolaylaştıracak şekilde düzenlenmesi, eşit katılım açısından yaşamsal değerde kabul edilmektedir. Fiziksel çevrenin yapılandırılmasında sorumlu kişi ve kuruluşların engelli kişiler konusunda bilgili, bilinçli ve duyarlı davranmaları sağlanmalıdır. Bu amaçla fiziksel çevrenin tasarlanması ve yapılandırılması süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve örgütlerinin katılımı konusu büyük önem taşımaktadır. Sponsorlu Bağlantılar Rehabilitasyon SorunuRehabilitasyon ve araç-gereç gereksiniminin yeterince karşılanamaması da engellilerin toplumla bütünleştirilmesinin önündeki en büyük engellerden birisidir. Bilindiği gibi rehabilitasyon çok genel olarak, yitirilen bir yeteneğin yeniden kazandırılması, yerine başka bir yeteneğin ikame edilmesi” 1; 7 demektir. Her hangi bir sebeple engelli hale gelen birey önceden var olan işini artık yapamıyorsa ya o işi yapabilmek için “yeniden yeteneklendirilmesi = rehabilite edilmesi” gerekmektedir ya da bu İşi yapmak artık olanaklı değilse, yapabileceği yeni bir iş için beceri kazanması eğitilmesi gerekmektedir. Böyle bir rehabilitasyon sürecinden geçmemiş olan birey, topluma ve içinde yaşadığı aileye yük olmaktan kurtulamayacaktır. Engellilerin engelleriyle bağlantılı bir eğitim ve rehabilitasyon olanağından yararlanması, onları toplumsal yaşamla bütünleştiren en önemli etkendir. Oysa bu gün, ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre az çok fark etse de, engellilerin ezici bir çoğunluğu bu olanaklardan kurallara göre Kural 3 engelliler için geliştirilecek rehabilitasyon programlarına katılım konusunda da eşitlik ilkesi en önemli rehber durumundadır. Programlar engellilerin, ailelerinin ve örgütlenmelerinin katılımı ile geliştirilmeli; nitelik ve nicelik yönden engellilerin gereksinimlerini karşılayacak yeterlikte olmasına özen gösterilmelidir. Eşitlik ilkesi gereği, birden çok özürü bulunanlar ihmal edilmemelidir. Rehabilitasyon programının kapsamında eğitim, danışmanlık, bireysel kapasitenin arttırılması, değerlendirme, rehberlik gibi konular yer almaktadır. Hedef kitlesi ise engellilerin yanı sıra aileleri, ilgili kuruluşların çalışanları, toplum, ilgili meslek elemanları ve medya yer almaktadır. Uygulanan rehabilitasyon programlarının değerlendirilmesinde engellilerin, ailelerinin ve örgütlerinin görüşlerine Önem her engel kümesinde yer alan bireylerin gereksinim duydukları kimi araç gereçler vardır ki bunlar engelliler için son derece önemlidir, yaşamlarının adeta bir parçası gibidir. Bu araç gereçler engellinin hareket yeteneğini artırıcı özelliklere sahiptir. Bu da toplumla daha çok bütünleşme demektir. Yoksulluk ve işsizliğin en yaygın olduğu toplumsal kesimin engelliler olduğu düşünülürse, özellikle sosyal güvenlik ve sosyal refah hizmetlerinin yetersiz olduğu ülkelerde engellinin bu tip araç gereçlere kolaylıkla ulaşması beklenemez. Az Önce verilen örnekte olduğu gibi belirli oranda görme engeli olan bir insanın bir gözlük desteği ile bu sorununu çözülecekse ya da yürüme güçlüğü çeken bir insana sağladığınız bir araçla bir koltuk değneği veya tekerlekli sandalye ile onun hayatı önemli ölçüde kolaylaşacaksa, böylece engelli karşı karşıya olduğu sınırlanmanın, kısıtlılığın dışına çıkabilecekse, bu onun İçin vazgeçilmez bir şeydir. Bu sağlanamadığında engellinin topluma katılmasının önünde ciddi bir engel oluşmuş onurlu bir yaşam sürebilmeleri için kendi kendilerine yeten bireyler olmalarının önemine değinilmişti. Bu bağlamda kamusal yardımlardan yararlanmak konusunda tam bir eşitlik olmalıdır. Engellilere gereksinim duydukları araçlar, ücretsiz ya da çok ucuza verilmelidir. Engellilerin gereksinim duydukları özel araçların geliştirilmesi konusunda AR-GE araştırmalarının desteklenmesi, araçların üretimi ve ithalinde kolaylıklar sağlanması gerekir. En önemlisi engellilerin bu araçlara kolaylıkla, ulaşabilir olması sağlanmalıdır. Bu araçların üretimi ve dağıtımında tüm engel kümelerinin ve her engelli bireyin gereksinimleri özel olarak dikkate alınmalıdır. Engellilerin yaşamlarını kolaylaştırmak üzere tasarlanmış bu araçlar, onların toplumsal yaşama katılmalarını maksimize Aile Yaşamı / Özel Yaşamı SorunlarıTopluma katılma, toplumla bütünleşme konusunda bir başka güçlük de, engellinin aile yaşamı / öze! yaşamıyla ilgili olarak ortaya çıkmaktadır. Fiziksel işlevlerindeki bozulma ya da bazı eksiklikler nedeniyle engellinin hareket yeteneği sınırlanınca, bu, onun özel yaşamına da bazı kısıtlamalar getirmektedir. Hatta sosyal hizmet kurumlarda sürekli bakım ve koruma altında olan engelliler için adeta özel yaşam yok denebilecek kadar azdır. Engelliye ait bir mekanın yokluğu ve kimi etkinliklerin cinsel yaşam gibi yasaklanması 13 gibi pek çok sınırlama özel yaşamı ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca engellilerin evlenmeleri ve aile kurmaları da diğer insanlara oranla daha güçtür; bu da onların toplumla bütünleşmelerini önemli ölçüde engellemektedir 2. Sponsorlu Bağlantılar Gerek aile ortamında gerekse kurum yaşamında olsun, engelliler, özel bakım ve gereksinim kümesi oldukları için ya da başka zorlayıcı sebeplerle daha çok ihmal istismar kurbanı Kurallara göre devletler Kural 9 engellilerin aile yaşamına tam olarak katılmalarını desteklemek durumundadır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da ayrımcı uygulamalar olmaması için çaba harcanması gerekmektedir. Evlilik, aile yaşamı ve cinsellik gibi konularda engellilere yönelik olumsuz önyargıların değiştirilmesi SorunuEngellilerin toplumla bütünleşmesinin önündeki en önemli engel ise istihdam sorunudur. Çalışmanın gerek bireysel gerekse toplumsal refahın sağlanmasındaki önemi tartışmasız benimsenmektedir. Çalışmayı Özendirmenin hem bireysel hem de toplumsal açıdan sayısız; yararı olduğu söylenebilir. Öte yandan çağdaş anlayışın bir gereği olarak “çalışmak ve işsizlikten korunmak” bir insan hakkı olarak da değerlendirilmektedir 11; 8; 6.İşsizlik ve çalışma yaşamından kaynaklanan sorunlar, engellileri kuşatan sorunlar arasında, adeta diğer sorunların da temeli konumunda olan, bir diğer söyleyişle doğrudan doğruya diğer sorunları doğuran ya da bu sorunların daha şiddetle yaşanmasına neden olacak etkilerde bulunan bir özelliğe sahiptir. Sponsorlu Bağlantılar Her insanın yapabileceği bir iş vardır ve engelliler de fiziksel ve ruhsal işlevlerinde bir bozulma ya da eksiklik olsa bile, onların bu niteliklerini dikkate alan uygun bir eğitim ve rehabilitasyondan geçirildikleri zaman çalışabilirler, üretime katılabilirler. Çalışmanın, kültürün önemli bir parçası sayıldığı toplumlarda, herkes gibi engelliler de çalışmaya/üretmeye isteklidirler 10.İşsizlik, çok yönlü neden ve sonuçlara sahip bir olgudur. Bu sorunu, yalnız engellilerin değil tüm insanların gündeminde bir sorun olmaktan çıkarmak kuşkusuz en büyük amaç olmalıdır. Sponsorlu Bağlantılar Genel olarak engellilerin istihdamı ile bağlantılı yaşanan sorunları beş noktada ele almak olanaklıdır 51- Bunlardan ilki ülkemizde, henüz engellileri de gözeten sistemli bir iş analizi ve meslek tanımlaması çalışmasının yapılmamış olmasıdır. Bu gün engellilerin, sahip oldukları engelden kaynaklanan özellikleri ve nitelikleri de dikkate alınarak, hangi işlerde çalışabilecekleri konusunda, elde ciddi bir araştırma, bir çalışma bulunmamaktadır. Engelliler çok sayıda işte, kendi kendilerine yaptıkları girişimlerle çalışma deneyimleri yaratmaktadırlar. Oysa gelişmiş ülkelerde iş analizleri, meslek tanımları son derece önemlidir. Engelliler hangi işleri yapabilir? Bu iş, bu meslek hangi eğitim sürecinden geçildikten sonra yapılabilir? Bu eğitim sürecinin özellikleri ve aşamaları nelerdir?… Bütün bunların ayrıntılarının belirlenmesi gerekir. İş piyasası, eğer belirli niteliklerle donatılmış bir iş gücüne gereksinme duymuyorsa, iş gücünü, bu niteliklerle donatmayı sürdürmek, bir yandan boşa giden emek ve para, diğer yandan da bu niteliklere sahip işgücünün işsizliğine kapı aralamaktır. Yani, her insanı olduğu gibi, engellileri de iş piyasasının özellikleri ve gereksinimleri doğrultusunda eğitmek, özellik kazandırmak ve iş piyasasına hazırlamak Engellilerin istihdamını güçleştiren sayısız neden arasında eğitim ve rehabilitasyon konusundaki yetersizlikler büyük yer tutmaktadır Bu gün ülkemizde ne yazık ki engelliler için yeterli eğitim ve rehabilitasyon mesleki eğitim ve rehabilitasyon dahil merkezi İçinde bulunduğumuz iktisadi yapının, engellileri de içerecek bir şekilde düzenlenmemiş olması, işverenlerin engellileri çalıştırmak konusundaki çekingenlikleri ve önyargıları da istihdamın önündeki engeller arasındadır. Bazı işler vardır ki engelliler bunları gerçekten diğer insanlardan daha iyi yapabilmektedir, bunlar kanıtlanmıştır. Toplum bu konuda bilinçli değildir. Bu bilinç olmadığı için de özellikle, işveren kesimi, “acaba yapabilirler mi” kaygısı içerisinde hareket etmektedirler. İşe alınan engellinin o iş ortamında başarılı olabilmesi, üretken olabilmesi için de işyerinde bazı düzenlemeler yapılmalı, önlemler alınmalıdır. Bunlar yapılmadığı zaman da çalışan engellinin işe yaramadığı, üretken olamadığı gibi bir kanaatin oluşmasına kapı aralanmakta; bu da henüz istihdam edilemeyen insanların önüne yeni engeller çıkarmaktadır 12; 15; 10. Sponsorlu Bağlantılar 4- Bir başka güçlük de engelli istihdamını kolaylaştırmada kullanılan araçların yeterince geliştirilmemiş olması ve uygulanmamasıdır. Dünyanın her yerinde engellilerin, istihdamı ile ilgili bazı kolaylaştırıcı yollar aranmakta ve kota rejimi başka koşullarda istihdamında güçlük bulunan nüfus kesimleri için kullanılır. Ülkemizde işyerlerinde 1475 sayılı İş Kanunu gereğince %3 oranında engelli istihdamını zorunlu kılan yasal düzenleme vardır. Ayrıca bu uygulama istihdamda pozitif ayrımcılık eski hükümlüler, korunmaya muhtaç gençler ve terörle mücadele sırasında yitirilen kamu görevlilerinin yakınları için de uygulanmaktadır. Bunun dışında korunmalı iş yerleri uygulaması vardır. Zaman zaman bu uygulama eleştiri alsa da, halen bazı engelli kümeleri örneğin ağır zihinsel engelliler için özellikle önerilmekte ve kullanılmaktadır. Seçilmiş iş yöntemi, bazı işlerin yalnızca engelliler tarafından yapılması örneğin santral işletmenliğini yalnız görme engelliler tarafından yapılması gibi için onlara tahsis edilmesidir. Değişik esnek çalışma biçimlerinin evde çalışma, evde üretim, yarım zamanlı çalışma engelliler için özellikle kullanılması da Engellilerin istihdamla bağlantılı sorunları istihdam gerçekleştikten sonra da ortaya çıkmakta ve iş yaşamı içinde de sürmektedir. Bu aşamada engelliler sahip oldukları kişisel özellikleri ve nitelikleri ile bağlantılı pek çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Bunlar, olumsuz iş ve işyeri koşullarından tutun da, çalıştığı işte karşılaştığı sosyal güvenlik sorunları, yetersiz ücret, işinde ilerleyememe, erken emeklilik gibi sayısız sorunları içeren geniş bir alana yayılmaktadır 10.Standart Kurallar Kural 7, istihdam konusunda engelliler aleyhine var olan düzenleme ve uygulamaların kaldırılarak engellilerin istihdamını kolaylaştırmayı öngörmektedir. Engellilerin çalışacağı ortamların onların gereksinimlerini karşılayacak şekilde tasarlanıp yapılması, engellilerin istihdamını kolaylaştıracak teknolojik gelişmenin desteklenmesi, istihdama uygun eğitim verilmesi Standart Kurallarda altı çizilen diğer konular arasındadır. Ayrıca, engellilerin çalışması yönünde, toplumdaki önyargıları giderici çalışmalar ve engellilerin istihdamı konusunda kamu ve özel sektör sorumluluğu özellikle vurgulanmaktadır. Sponsorlu Bağlantılar Bu gün gelinen noktada, engelli istihdamının görünümü genel olarak şudur Sorun bir yanıyla çok uzun süredir yaşanan, müzminleşerek yapısal bir özellik kazanan, genel işsizlik sorununun bir parçasıdır. Bir yanı ile kendine Özgü özellikler taşımaktadır. Genel işsizlik sorununun bir parçası olarak getirilecek çözüm arayışları bu gerçeği de gözetmek zorundadır. Kendine özgü yanları da özgün çözüm arayışlarını zorunlu kılmaktadır. Bu gün ülkemizde engelli iş gücü arasında işsizlik oranının tam olarak ne olduğu bilinmemektedir. Buna karşın bu oranın %99’lar dolayında olduğu ifade edilmektedir. Bu oran gerçeği yaklaşık ifade ediyor bile olsa, sorunun boyutlarını sergilemeye yeterli görünmektedir. Bu nedenle, kendine özgü yanlarıyla engelli sorunlarının en önemli boyutlarından birini oluşturan engellilerin istihdamı sorunu, sosyal politikanın odağında yer alarak en kısa sürede çözüme kavuşturulmayı çalışması ve işsizlikten korunması konusu bir yandan uluslararası belgelerde bir yandan da başta Anayasa olmak üzere ulusal mevzuatımızda gereğince işlenmiştir. Bu yönde, ortaya çıkacak hukuksal düzenleme gereksinimini karşılayacak yeni çalışmalar elbette ihmal edilmemelidir. Ancak bu alandaki asıl sorun toplumsal anlayıştan, uygulamadaki tutarsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Bu gün ülkemizde engelliler işsiz kalmanın ezikliği içindedirler. Üretken ve yaratıcı çalışma, insanca ve onurlu bir yaşam sürdürebilmenin ön koşuludur. Bu yüzden engelli bireyin de topluma uyumunda, toplumla bütünleşmesinde bir işe sahip olması büyük önem taşır. Engelli birey işsiz kaldığı ve yaşadığı topluma üreterek katkıda bulunamadığı için kendini gerçekleştirmemekte, ailesine katkıda bulunamamaktadır.

engelli bireylerin karşılaştıkları sorunların neler olduğunu araştırınız