🐁 Vücuttaki Bütün Kılların Dökülmesi Hastalığı
S0rhnT. Saç dökülmesinin farklı nedenleriFarklı kültürlerde saçın önemiDoğal yenilemeSaç yaşam döngüsüSaç dökülmesinin farklı nedenleriSaç dökülmesinin farklı nedenleriFarklı kültürlerde saçın önemiSaç, insan imajının şekillenmesinde her zaman önemli bir rol oynamıştır. Her devirde ve kültürde derin sembolik anlamları vardır. Bu nedenle, eski zamanlardan beri saç, kişiliğin çok önemli bir unsuru olmuştur ve güzellik, çekicilik ve cinsellik gibi nitelikleri yenilemeOrtalama olarak, bir yetişkinin kafasında ila arasında saç vardır. Saçlar birbirini takip eden büyüme, dinlenme, dökülme ve yeniden büyüme döngülerinde sürekli olarak yenilenir, bu nedenle genellikle günde 50 ila 100 saç teli kaybederiz. Bu tamamen normaldir ve genellikle saçın incelmesine yol açmaz, çünkü saç restorasyonunun döngüselliği eşzamanlı değildir her saç farklı bir aşamadadır. Bu nedenle saçlar bir anda dökülmez, yavaş yavaş yenilenir. Aslında, bireysel foliküller döngüsel olarak bağımsızdır ve bu da büyük saç dökülmesini önler. Ancak bazı durumlarda saç dökülmesi artabilir. Bu süreç, saç döngüsünün bozulması, saç köklerine zarar veren kafa derisinin iltihaplanması veya saç millerinde kalıtsal veya edinilmiş anormallikler nedeniyle yaşam döngüsüTipik bir insan saçı büyüme döngüsü 2 ila 6 yıl arasında sürebilir ve dört ayrı aşamadan oluşur. Saç döngüsünün süresi, yaş, patoloji ve ayrıca bir dizi dış ve iç faktörden etkilenir. İlk aşama, saçın bir folikülden büyüdüğü anagen veya büyüme aşaması olarak bilinir. Saçlarımızın uzunluğunu belirler ve birkaç yıl sürer genelde erkeklerde 2-4 yıl, kadınlarda 3-6 yıl. Anagen sırasında, saç her 28 günde bir yaklaşık 1 cm uzar. Saç köklerinin yaklaşık %85-90’ı bu bir katagen evresi veya 2 ila 3 hafta süren bir geçiş evresi izler. Tüm saçların ortalama %1-2’sini içerir. Katajen sırasında saç büyümesi durur ve ampule kan beslemesi durur. Bir sonraki aşama telojen veya yaklaşık üç ay süren dinlenme aşamasıdır. Bu süre zarfında eski saç dinlenir ve yeni – büyüme aşamasına başlar. Saçın %10-15’i bu evrededir. Telojen folikülünün altında yeni saçlar büyüdüğünde, eski folikülleri kademeli olarak yüzeye iter ve sonunda çıkarılırlar. Eksojen veya saç dökülmesi aşaması, saç döngüsünün son kısmıdır, bu sırada eski saçlar kafa derisinden düşer ve yeni saçlarla dökülmesinin farklı nedenleriAni ve yoğun saç dökülmesi, saçın telojen faza erken girmesiyle ilişkilidir. Bu, olumsuz faktörlere maruz kaldıktan yaklaşık 3 ay sonra meydana gelir, bunlar şunlar olabilirStres – ciddi hastalık, duygusal kargaşa, ciddi yaralanmalar, ameliyatlar, zor doğum, kanama, açlık ve sıkı diyet sonucu;Doğum sonrası dönemdeki hormonal dengesizlik özellikle östrojen seviyelerinde azalma, saçın telojen faza kitle transferini tetikleyerek önemli saç dökülmesine neden olur;Mevsimsel değişiklikler – araştırmalar, Nisan-Mart ve Eylül-Ekim aylarında telojen fazındaki saç miktarında bir artış olduğunu göstermektedir. Bilimsel çalışmalarda bu mevsimler ilkbahar ve sonbahar telojen çıkışı olarak adlandırılır;Çevre kirliliği;Dengesiz beslenme, açlık, çinko ve demir eksikliği;Endokrin bozuklukları – hipertiroidizm ve hipotiroidizm; kafa derisinin ciddi hastalıkları;İlaca bağlı saç dökülmesi esas olarak kemoterapiye bağlıdır, ancak bazen bazı ilaçlarla ilişkilidir antidepresanlar, antikonvülsanlar ve beta birlikte, telojen çıkışı teşhisi konan kişilerin yaklaşık üçte birine teşhis konulamamaktadır. Akut telojen çıkışı ile hastalığın süresi 6 aydan az ve kronik – 6 aydan fazla. Akut telojen çıkışı, cinsiyetten bağımsız olarak tüm yaş gruplarında eşit olarak kendini gösterir. Kronik hastalığa gelince, genellikle 30-60 yaş arası sağlıklı kadınlarda kalıcı saç dökülmesi şunları içerir Androjenik alopesi kalıtsal ve erkeklerde ve kadınlarda saç dökülmesinin en yaygın şekli. Hastalık kademeli saç dökülmesi ile karakterizedir ve yoğunluğu ve alanları cinsiyete bağlıdır. Erkeklerde genellikle başın frontal, bitemporal ve apikal kısmında incelme veya oksipital ve temporal şeritlerde kalan kılların tamamen kaybı vardır. Erkeklerde bu hastalık ergenlikten sonra herhangi bir yaşta başlayabilir ve yıllar veya on yıllar boyunca ilerleyebilir. Öte yandan kadınlar, genellikle kafa derisinin her yerinde yavaş ve yaygın bir incelme yaşarlar tam kellik nadirdir. Saç büyümesinin ön çizgisini korurken alnın orta bölgesinde üstte başlar. Kadınlar menopoz sırasında saç dökülmesini fark etme eğilimindedir,Hirsutizm Hafif semptomları olan kadınların yarısında normal androjen seviyeleri olmasına rağmen, genellikle hiperandrojenemi ile ilişkilidir. Hirsutizm’in en yaygın nedeni polikistik over sendromudur. Kadınlarda androjene bağımlı bölgelerde aşırı kıl varlığı ile karakterizedir yüz, göğüs, karın, üst uyluk ve areola. Hirsutizm bazen akne ve androjenik alopesi ile alopesi Genellikle aniden başlayan ve çocuklarda ve yetişkinlerde saç dökülmesine neden olan otoimmün bir hastalık. Bu durum, kaşlar ve kirpikler de dahil olmak üzere vücuttaki tüm kılları etkileyerek tam kelliğe toplam alopesi yol açabilir. Hastalar remisyon yaşayabilir bazen spontan – hatta tedavi olmadan, hayatlarında tek bir bölüm veya nüksler alopesi saç folikülünü yok eden ve onu skar dokusu ile değiştiren kafa derisinin bütünlüğünün ihlal edilmesinden kaynaklanır bu skar bölgelerinde saç büyümez. Hastalık hem erkeklerde hem de kadınlarda her yaşta ortaya çıkabilir. Bu durumda saç dökülmesi o kadar yavaş başlayabilir ki ilk belirtileri fark edilmez. Daha sonra, aşağıdaki belirtiler kayıplara katılır şiddetli kaşıntı, şişme, kafa derisinde Bir kişinin kendi saçını yolması ve durdurmakta güçlük çekmesi sonucunda, başta veya vücudun herhangi bir yerinde saç dökülmesine neden olan psikolojik bir bozukluk. Hastalık en sık çocuklarda görülür ve bu davranış durursa – saç hızla iyileşir. Ancak psikolojik yardım alınmadığında olaylar uzun yıllar devam eder ve geri dönüşü olmayan saç dökülmesine neden alopesiveya yaşa bağlı incelme 50 yaşından büyük hastalarda, alopesiye genetik bir yatkınlık olmasa bile, artan foliküler minyatürleşme olmaksızın tüm kafa derisinin kalıcı olarak yaygın olarak incelmesi olarak tanımlanır. Bu ilerleyici saç dökülmesi aynı zamanda anajen fazın kısalması, anajen / telojen fazlarda saç oranında azalma, zayıflık ve saç kalitesinin bozulması ile büyüme evresi anagen 3-4 yıldan bir yıla kadar kısalır. Telojen fazı artar ve bunun sonucunda dökülen saçların yenileriyle değiştirilmesi için zaman kalmaz. Telojen fazdaki saç sayısı da artar ve %20’yi geçer. Saç folikülü dermiste daha az derine sabitlenir ve küçülür ve kısalır. Yaşla birlikte saç da pigmentasyonunu kaybeder ve beyazlaşır. Gri saç pigmente göre daha zayıf, daha gözenekli ve kırılgandır. Ek olarak, gri saç, ultraviyole radyasyon gibi dış saldırganlara karşı daha savunmasızdır.
Değerli Meslektaşlarım bu hafta pelade yada Alopesi Areata adı ile bilinen hastalığın majistral formül’erle tedavisine geçmeden bu hastalığı kısaca gözden geçirelim. Alopesiler Tıp dilinde alopesi areata’ olarak adlandırılan saçkıran, saç köklerini etkileyen ve genellikle bozuk para büyüklüğünde, yuvarlak parçalar halinde, yer yer saç dökülmesine neden olan bir rahatsızlıktır. Saçkıranın farklı türleri vardır ve nadir olarak da tüm saçın hatta vücuttaki tüm kılların dökülmesine neden olur. Genel olarak nedenlerine bakıldığında saçkıran bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Bağışıklık sistemi vücudu dışarıdan gelen tehditlere karşı korumak için tasarlanmıştır. Ancak bazı kişilerin bağışıklık sistemi dışarıdan gelen tehditlerin, hastalıkların dışında vücudun kendisine karşı da saldırıya geçer. Bağışıklık sisteminin bu kendi kalesine karşı yaptığı saldırılardan kaynaklanan hastalıklara otoimmün hastalıklar denir ve saçkıran da bunlardan biridir. Saçkıran kadın erkek ayrımı yapmaz. Yaş aralığına bakacak olursak çocuklukta başladığına sık şahit oluruz. Saçkıran şikayetiyle doktora başvuran hastaların çoğu henüz onlu yaşlardaki gençlerdir diyebiliriz. Hastalığı her ne kadar halk arasında saçkıran olarak adlandırsak da, saç dökülmesi dışında sakal, kaş, kirpik dökülmesi de görülebilir. Saçkıran hemen herkesin başına gelebilir ama aile bireylerinde saçkıran vakası bulunanların saçkıran olma ihtimali bir parça daha yüksektir. Saçkıran kalıtsal olabilir ama bulaşıcı bir hastalık değildir. Alopesi areatanın, otoimmün glandüler sendrom, tiroid hastalıkları, vitiligo, pernisiyöz anemi, sistemik lupus eritematozus, romatoid artrit, ülseratif kolitis, liken plan, miyastenia gravis ve poliendokrinopati sendromu gibi otoimmün hastalıklarla birlikteliği gösterilmiştir. Tiroid hastalıkları ile alopesi areata birlikteliği sık görülür. Bu nedenle, alopesi areatalı hastaların etiyolojisinin saptanması için tiroid otoantikorları araştırılmalıdır. Majistral formülasyonlarla tedavide amaç vezikül ve ülser meydana getirmeden plakta iritasyon sağlamaktır. ıritasyon sağlamak amacıyla saçlı deride veya sakal plakları üzerine uygulanan preparatlara bir örnek olması düşüncesiyle anonim olarak eczanelerimizde yaptığımız bir formülü inceleyeceğiz. Rp Acide Acetique glaciale ……3 g Choloral Hydrate ……...…….6 g Ether Sulphurique ………..37 g Alcool 90 % ………………… 54 g Formülde kullanılan maddeler Glasiyal Asetik Asit-Etanoik Asit-Konsantre Asetik Asit-Essigsäure-Acétique Acide Glacial [FP] Glasiyal asetik asit yarı şeffaf kristaller veya çok keskin kokulu, renksiz bir sıvı halinde bulunur. Kaynama noktası 117-118°C arasındadır. Su, alkol, metilen klorür ve gliserin ile karışır. USP'ye göre irigasyon çözeltisinin pH'sı arasındadır; otit çözeltisinin pH'sı eşit hacimde suyla seyreltildiğinde arasında olmalıdır. Glasiyal asetik asit, esas olarak antibakteriyel veya antifungal etkili bir ajandır. Seyreltik çözeltileri dış kulaktaki yüzeyel bakteri enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılır. Glasiyal asetik asit eskarotik Yakıcı; korozif olarak da kullanılmaktadır. Seyreltilmiş formları vajinal jel ve duşlarda, irigasyon çözeltilerinde, cilt ve tırnak için hazırlanan preparatlarda antibakteriyel özellikle Haemophilus sp. ve Pseudomonas sp.'ya karşı, antifungal ve antiprotozoal olarak kullanılmıştır. Ayrıca ekspektoran, spermisid ve astrenjan etkilidir. Siğil ve nasırlara karşı da kullanılır. Denizanası dalamasına karşı etkili olduğu bildirilmiştir. Kloral hidrat- Chloral hydrate- Trichloroethylidene glycol- Chlorali hydras Kloral hidrat keskin kokulu, renksiz, şeffaf veya beyaz kristaller halinde bulunur. Hava ile temas ettiğinde yavaş bir şekilde buharlaşır ve 55°C'de erir. ıngiliz Farmakoepsi BP'ye göre suda çok çözünür; alkol, kloroform ve eterde serbestçe çözünür. Amerikan Farmakoepsi USP'ye göre suda 1 alkolde 1 kloroformda 12 ve eterde 1 oranında çözünür; zeytin yağında çok çözünür. Sudaki %10'luk çözeltisinin pH'sı arasındadır. Lokal olarak kullanıldığında vazodilatatör etki gösterir. Aether-Ether anesthesicus-Dietil eter-Ether sulfurique-Ether Anestezi eteri uygun konsantrasyonda antioksidan ilave edilmiş dietil eterdir. Berrak, renksiz, uçucu, kolay alev alan, karakteristik kokulu çok akıcı bir sıvıdır. Kaynama noktası 34-35°C'dir. Suda 112 ile 115 arasında çözünür; alkol, kloroform, metilen klorür, petrol eteri, sabit ve uçucu yağlarla karışır. 93 damlası 1 g dır. Kas gevşetici etki gösterir. Kas gevşetici etkisi mefenezin benzeri santral etkisine bağlıdır. Aethanolum-Alcoholum-Ethanolum-Spiritus vini Eski çağlarda "yaşam suyu" olarak adlandırılmış ve pratik olarak hemen her hastalığa deva olduğuna inanılmıştır. Alkolün önemli bir özelliği de çoğu farmasötik formülasyonlarda sıklıkla kullanılan mükemmel bir çözücü olmasıdır. Etil Alkol %60-90 yoğunlukta etkin olmakla birlikte cilt antisepsisi için %70'lik yoğunluk vol/vol optimal etkinlik gösterir. Buna karşılık yoğunluk %50'nin altına düştüğünde aktivitesini büyük ölçüde kaybeder. Alkol etkisini proteinleri pıhtılaştırarak ve lipitleri eriterek gösterir. Protein denatürasyonu bir miktar su varlığını gerektirdiğinden mutlak %96 alkolün antimikrobik etkisi zayıftır. Formülün Hazırlanışı; Hesaplı miktardaki kloral hidrat alkol ile çözündürülür. çözelti üzerine eter ve glasial asetik asit ilave edilerek formül sonlandırılır. Hazırlanan çözelti 8-15°C'de hava geçirmeyen kaplarda saklanmalıdır. Işıktan korunmalıdır. çözelti pelad plaklarının üzerine sabah akşam hafifçe vezikül ve ülser meydana getirmeden sürülmelidir. ıyi haftalar dileğiyle… Nezihi Pekcan Pekcan eczanesi - Konya pekcanecz Tel 332 3520657
saç köklerine giden damarların büzüşmesi stres ve/veya kanda mineral dengesinde bozukluk yetersiz beslenme sonucu keratin üretilememesi ve gittikçe zayıflayan saç kökünün bir süre sonra ölmesi gibi çok basit bir açıklaması olan ve fakat toplum tarafından çeşitli inanışlarla zenginleştirilmiş nedenler bütünü. banner boyut uyarlaması bkz ossbkz ayrilik2si bir arada olursa hatta daha bi $ahane olur.* * sac biyolojik olarak surekli nedeni sac dokulmesi degil , dokulen sacın yerine yenisinin gelmemesidir. erkek tipi saç dökülmesi androgenetik allopesi bu saç dökülmesi tipinin sıklığı tam olarak kaydedilmemekle beraber beyaz ırktaki insanlarda sıklığı %100'e yaklaşmaktadır. diffüz alopesi - diffüz alopesi, bütün kafa derisi üzerinde yayılan jeneralize veya global saç dökülmesidir. ciddi boyutlarda saç kaybı olana kadar genellikle farkedilmez. diffüz alopesinin gidişatı değişkendir ve nedene bağlı olarak devamlı veya dönem dönem artan şekilde olmaktadır. alopecia areata - alopecia areata belirti vermeden sınırları belirgin küçük dairesel yamalar şeklinde ortaya çıkar. bazen de bütün kafa derisindeki saçın, hatta bütün vücuttaki kılların kaybıyla seyreder. bunların dışında yara dokusu oluşturmayan, geri dönüşümlü, ve yaş, cinsiyet ve ırk tercihi olmayan bir hastalık olarak tanımlanır. sikatrisiyel alopesi- sikatsiriyel alopesi saç foliküllerinin kalıcı yıkımından ve fibrozisinden yara dokusu oluşumu kaynaklanmaktadır. genellikle dairesel şekilde oluşurken, yaygın bir şekilde de olabilir. travmatik alopesi- traksiyon çekmeye bağlı veya travmatik alopesiler çeşitli tipteki fiziksel ve kimyasal yaralanmalardan kaynaklanır ve akut veya kronik olabilir. infeksiyonlar ve infestasyonlar - buradaki saç kaybı çeşitli mikroorganizmalar mantarlar, bakteriler veya virüsler ve bitler tarafından doğrudan veya dolaylı olarak saçın gövdesinin yıkılması veya saç foliküllerinin işlevlerinin bozulmasına bağlıdır. bu tipteki saç dökülmesi spesifik olarak neden olan ajana göre değerlendirilir. alopesiye neden olan saç gövdesi anormallikleri - saç gövdesinin yapısal anormallikleri dört grupta incelenir kırıklar, düzensizlikler, kıvırcıklanma veya sarmallaşmalar ve saç gövdesini etkileyen yabancı maddeler. herediter ve konjenital alopesi - bu tip saç dökülmeleri çeşitli kalıtımsal hastalıklardan veya gebelik ve doğuma bağlı hastalık veya komplikasyonlardan kaynaklanmaktadır. çeşitli nedenlere bağlı alopesi - sedef hastalığı gibi çeşitli kronik cilt hastalıkları saçlı deriyi de tutabilir. bunların dışındaki diğer saç dökülmesi tipleri genelde geçicidir ve çeşitli faktörler tarafından oluşur. bunlara örnek olarak stres , troid bozuklukları, çinko ve demir eksiklikleri, infeksiyonlar, genel anastezi ile ameliyat, diyabet, aşırı doz a vitamini, başta kemoterapi olmak üzere çeşitli ilaçlarla yapılan tedaviler verilebilir. testesteron seviyesinin yuksekligi ile dogru orantili oldugu da rivayetlerden biridir. sigara içmekte saç kökünü besleyen damarlı büzerek, ciddi şekilde saçların dökülmesine neden olur. insanı marketten yiyecek içecek alırken, kutunun yanında yazan küçük "besin değerleri" tablosuna bakmaya iten nedenlerdir..eğer besin değerlerinde "magnezyum, bakır, demir, çinko ve protein" varsa o ürün tercih edilir. çünkü bunlar saç dökülmesini engelleyen, saçları güçlendiren mineraller ve yapı da şaşırmış anasını satayim.. iki saç teli dökülmesin diye bildiğin inşaat malzemelerini yiyoruz.. yakında triplex, 5 oda 2 salon, depreme dayanıklı bir yazar olarak karşınızda olacağım. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Dış etmenler, stres, anemi, lupus gibi sistemik bağ doku hastalıkları, kullanılan ilaçlar, hormonal ve mevsimsel değişiklikler, beslenme problemleri, ağır diyetler, blumia, protein/kalori eksikliği, çinko ve esansiyel amino asit eksikliği, malabsorbsiyon barsak ve sindirim problemleri, A vitamini fazlalığı, genel anestezi, duygusal durum bozuklukları gibi sebeplerle de saçlarda dökülme görülebilir. Neyse ki kadın tipi dökülmeler çok yavaş ilerlediğinden ve incelme çok şiddetli olmadığından kadınlarda tam olarak bir açıklık oluşumu pek görülmez. Stres ve medikal durumların düzeltilmesi, altta yatan hastalığın teşhis ve tedavisi ile kadınlarda görülen saç dökülmeleri durur ve saçlar çoğu kez normal durumuna döner. Saç kaybı nedeni plastik cerrahi operasyonlar yüz germe, kaş asma ya da alın germe operasyonları olabilir ve saç ekimi ile düzeltilmesi şarttır. Genel olarak hangi durumlarda saç dökülmesi kadınlarda kabul edilemez sınırlara ulaşır sorusuna net bir cevap yoktur; kadınların bazıları saç kaybını ve incelmeleri yaşlanmaya bağlı doğal bir süreç olarak görebilir ve sorun yaratmaz. Telogen Effluvium Kadınlarda saç dökülmesinde genetik tipten sonra en sık görülen 2. sebeptir. Bu klinik durumda, genellikle tüm kafa derisindeki saçların %10’u telojen fazındayken çok daha fazla oranda saç folikülü %30-50 kadar saç telojen faza girer ve dökülmeye başlar. Günlük saç kayıp miktarı 150-700 tel olabilir ve bu durum genetik tip saç dökülmesi ile karışabilir. Stres, anemi, lupus gibi sistemik bağ doku hastalıkları, kullanılan ilaçlar, hormonal ve mevsimsel değişiklikler, beslenme problemleri, ağır diyetler, blumia, protein/kalori eksikliği, demir, kalsiyum, çinko ve esansiyel amino asit eksikliği, malabsorbsion barsak ve sindirim problemleri, A vitamini fazlalığı, genel anestezi, duygusal durum bozuklukları saçlarda “telojen effluvium” denilen duruma sebep olabilirler. İlaç kesildiğinde, stres yok olduğunda ya da beslenme problemi düzeldiğinde dökülme durur ve saçlar yeniden çıkar. Hamilelikte saçların yaklaşık %95 kadarı anajen faza geçer ve saçlar gürleşir, sayısı artar. Doğumdan 3 ay sonrasında kadınların yaklaşık 1/3 ya da yarısı kadarında telojen effluviuma bağlı saçlarda dökülme görülebilir. Kronik telojen effluvium, teşhisi zor koyulan bir klinik durumdur ve saç dökülmesi en az 6 ay devam eder. Kadınları genellikle 30-60 yaşları arasında sıkıntıya sokabilen bu durum, aniden ve belli bir sebep olmadan günde 150-700 tel saç dökülmesine neden olabilir. Telojen effluvium %90 kendiliğinden 6 ay ile 6-7 yıl arasında bir sürede geçer. Tam kellik oluşturmaz fakat şakak bölgesinde kişiden kişiye değişen oranlarda geçici bir incelmeye sebep olur. Telojen effluvium görülen kişilerde yaşam boyunca bu durum %40 oranında tekrarlayabilir ve saçlar yine dökülebilir. Anajen effluvium Kemoterapi ilaçları “anajen effluvium” denilen çok daha yaygın ve şiddetli bir dökülmeye sebep olabilirler. Bu durumda saçlar anajen fazı içindeyken aniden, birkaç günle birkaç hafta içinde dökülmeye başlarlar. Gün içinde binlerce saç dökülür ve saçların yaklaşık %80-90 ı kaybedilebilir. Kemoterapi sonrasında ilaçların kesilmesinden sonra saçlar geri döner. Radyasyon, zehirlenmeler talyum ve arsenik gibi bazı ilaçlar ve endokrin hastalıklarına bağlı metabolik çökmeler de anajen effluviuma neden olabilir. Radyasyon dışındaki diğer sebeplerde saçlar mutlaka geri gelir ve tekrar çıkarlar. Alopesi areata Kadınlarda görülen saç dökülmelerinde en sık rastlanan 3. Sebeptir. Skar iz bırakmayan, genetik kökenli otoimmun hastalıktır. Saçların yer yer lokalize olarak aniden dökülmesi şeklinde görülür. Vücutta kıl bulunan her yerde görülebilen tekrarlayıcı bir hastalıktır. En sık görülen tipi kaşlarda ve saçlı deride görülen, yama tarzında para şeklinde yuvarlak ya da oval dökülme paternidir. Saçlar 1/3 oranında 6 ay -1 yıl arasında kendiliğinden çıkarlar. 1/3 oranında kesin kayıp yaşanabilir ve saçlar bir daha çıkmayabilir. Kafa derisindeki saçların tamamının kaybına alopesi totalis; vücuttaki tüm kılların kaybına ise alopesi universalis adı verilir. %80 hastada yaşam boyunca aynı bölgede kıl kaybı tekrarlayabilir. Otoimmun vücut kendi saç köklerini yabancı cisim olarak görüp bağışıklık sistemi ile saldırmakta nedenli olduğu düşünülmekte. Neden olarak boşanma , yakın kaybı gibi stres ve endişe durumları sorumlu tutulmakta ama şu an için alopesi areata nedeni tam olarak bilinmiyor. En sık tedavi şekli topikal veya enjeksiyon şeklinde kullanılan steroidler. Tedavide alopesi durumu 1 yıldan daha az sürdüyse daha iyi sonuçlar alınabilir; uzun süren dökülmelerde tedavi oranı daha düşük. Yaklaşık olarak olguların %90’ında dökülme durduktan sonra 3-6 ay içinde saçlar kendiliğinden tekrar çıkar. Minoksidil kullanımı saçların tekrar çıkmasına yardımcı olabilir. Traction Alopesi Genellikle saçlarını sıkıca arkaya doğru toplayan; kaynak saçları aynı yerde uzun süre kalarak ağırlık yapan veya saçlarını örgü yaparak gergin şekilde arkaya doğru çeken kadın ve erkeklerde bu çekme kuvvetine bağlı olarak saç köklerinde hasar meydana gelir ve kalıcı dökülme yaşanabilir. Genellikle dökülme, şakak bölgesinde ve yan taraflardaki saç çizgisi hattında görülür. Skatrisyel alopesi Deride oluşan yaralanmaya/enflamasyona bağlı olarak saç foliküllerinin kalıcı olarak hasar görmesi ve buna bağlı saç kaybına biz skatrisyel alopesi demekteyiz. Bu tür genetik olmayan saç kayıpları genel olarak 2 kısma ayrılabilir 1Primer skatrisyel alopesiler Bunlar otoimmun hastalıklar olup kütanöz lupus eritamatosus, liken planoplaris, frontal fibrozan alopesi, folikülitis decalvans, keloid akne, nekrotizan akne… gibi genellikle saç köküne bağışıklık sistemi saldırısı sonucunda saç kaybı yaşanmakta. Nedeni tam olarak bilinmiyor. 2Sekonder skatrisyel alopesiler Nedenleri fiziksel ya da kimyasal travmalar kimyasal madde yaralanmaları, yanık, travma, operasyonlar, böcek ısırması, radyasyon vb; doğuştan genetik deri anomalilerine bağlı saç kayıpları aplasia cutis congenita vb…; bakteriyal , viral, protozoal ya da mantar enfeksiyonları; enflamatuar dermatolojik hastalıklar sedef, pitriasis, morfea, skleroderma, sarkoidoz gibi; ilaçlar ve çeşitli kanser türleri olabilir . Saçların kişinin kendisi tarafından uzun süreli yolunmasına bağlı trikotillomanya ya da çekmeye bağlı sekonder skatrisyel alopesi olabilir. Bu tür sekonder saç kayıplarında, saç kökleri tamamen zarar görür ve zaman içinde saçlar tekrar çıkmaz. Saç ekimi şarttır. Trikotillomania Obsesiv-kompulsiv psikolojik bir rahatsızlık ve/veya alışkanlık haline getirilmiş şekilde saçlı deride veya vücutta her hangi bir bölgenin devamlı yolunmasıdır. Zaman içinde devamlı surette saçın çekilmesi sonucunda o bölgede bir boşalma ve dökülme olur. Uzun süreli trikotillomania, kalıcı kellik bölgeleri oluşturan bir skatrisyel alopesidir. En masum şekli televizyon seyrederken ya da bir şey okurken saçını çekme/yolma şeklinde görülürken, şiddetli vakalarda ayna karşısında ritüelistik şekilde kişinin saçını yolması şeklinde olabilir. Kişiler çoğunlukla yaptıkların işin kendilerine zarar verdiğini bilir ve pişmanlık duyar.
vücuttaki bütün kılların dökülmesi hastalığı