🃏 Sevgi Ile Ilgili Hikayeler Ödev Kısa

GGhW. Aile, toplumun oluşmasında etkili bir role sahip olan en küçük yapı taşı olarak bilinmektedir. Ailenin önemi ile ilgili hangi insana soru sorarsanız sorun, her insan illaki ne kadar önemli bir kavram olduğuna dair bir şeyler anlatacaktır. Bu nedenle aile sevgisi dünyada var olan en yüce duygulardan bir tanesi olarak kabul edilmektedir. Her insanın en önem verdiği konulardan bir tanesi aile sevgisidir. Aile sevgisi almak bir insanın hayattaki en önemli şanslarından bir tanesidir. Bizler de sizler için düzenlemiş olduğumuz bu paylaşım ile beraber, sizlere aile sevgisi ile ilgili hikayeler kısaca bilgi vereceğiz. Ayşe, kardeşi, annesi ve babası her zaman birbirlerine bağlı ve sevgi ile saygı duygularını hiçbir zaman birbirlerine karşı eksik etmeyen bir çekirdek ailedir. Birbirlerine her zaman hoşgörülü davranır ve herhangi bir problemde birbirlerini yargılamadan dinlemeyi tercih ederler. Bu tavırları onları her zaman daha güçlü bir aile yapar ve birbirlerine bağlar. Aile bireylerinin birbirlerine karşı olan bu tutumları hiçbir zaman onlara zarar vermez. Evde hep paylaşımcı bir tavır sergilerler ve daima dayanışma içerisinde olurlar. Konu her ne olursa olsun çözemeyecekleri bir problem ya da anlaşamayacakları bir konu olmamıştır. Ailelerin birbirlerine olan bu tutumlarının her zaman hem aileye hem topluma çok önemli faydaları olduğunu çevresindeki tüm insanlar ile paylaşmışlardır. Aile Sevgisi İle İlgili Hikayeler Adlı Yazımız Hakkındaki Düşüncelerinizi Yorum Kısmından Bize Yazabilirsiniz. Sevgi Konulu Hikayeler, Sevgi ile İlgili Hikaye Örnekleri Ozan sevgi dolu bir çocuktu. İnsanları, hayvanları, bitkileri, kuşları, böcekleri kısacası dünyada olan her şeyi çok severdi. Onun içinde hiç kötülük bulunmaz, dünyaya her zaman sevgi ile gülümserdi. Ozan, bir gün hastalandı. Ailesi onu en kısa zamanda bir doktora götürdü ve amansız bir hastalığın pençesinde olduğunu öğrendi. Bu haberi alan aile yıkılmıştı. Ozan’ın iyileşmesi için ellerinden geleni yapıyorlardı ama hastalık ok sinsiydi ve her geçen gün artıyordu. Ozan ise bu durumdan habersizdi. O yine tüm dünyayı seviyor ve bu sevgi ile yaşama daha çok bağlanıyordu. Ailesi ise onun mutlu olduğu her şeyi yapmaya devam ediyorlardı. Ozan yine hayatına devam etti. Sokakta çocuklarla oynadı, arkadaşları ile güzel zaman geçirdi, hayvanları sevdi. Bu sevgi onu yavaş yavaş iyileştirmeye başladı. Hayata bağlılığı ve sevgi dolu olması onun adeta ilacı olmuştu. Doktor yaptığı tahlillerde hastalığının iyileşmeye başladığını görmüştü. Sonunda Ozan bu hastalıktan kurtuldu. Taşıdığı sevgi ve yaşama isteği onun adeta ilacı olmuştu. Sevgi ile İlgili Kompozisyon Hakkında Görüşlerinizi Aşağıdan Hemen Paylaşabilirsiniz Çocuk sevgisi ile ilgili kompozisyon örnekleri sunduğumuz sayfamıza hoş geldiniz. Birbirinden güzel yazıları derlediğimiz sitemizde farklı bir çalışma ile karşınızdayız. Çocuk sevgisi konulu kısa ve uzun kompozisyonlar hazırlayarak her kompozisyon yazısına uygun bir başlık seçip yine bu yazıları giriş gelişme sonuç bölümleri halinde yazdık. Çocuk sevgisi hakkında bilgilendirici metinlerimiz deneme yazısı türündedir. Ödev için örnek alabileceğiniz metinlerdir. Hem ilkokul, hem ortaokul hem de lise öğrencileri için örnek sayılabilecek yazılar mevcuttur. İyi okumalar. Çocuk Sevgisi ÇOCUK SEVGİSİ Çocuklar, insanların yaşam kaynağıdır. Çocuksuz bir dünya düşünülemez. Böyle bir dünya çok sıkıcı olurdu. Çocuklar özellikle de anne babalarının başta olmak üzere belki de her insanın neşesi, coşkusudur. Çocuklar, en masum varlıklardır. Onlar kötülük nedir bilmezler. Kalpleri sevgi ile doludur. Dili, dini, rengi, ırkı ne olursa olsun tüm insanlar çocuklar için eşittir. Ayrı gayrı bilmezler. Saf ve masumdurlar. Çocuklar her zaman için sevgi ve şefkate muhtaçtır. Sevginin önemi onlar için büyüktür. Büyüklerinden sevgi görmeyen çocuklar ileride çeşitli psikolojik sıkıntılar yaşayabilir. Tüm çocuklara gerekli sevgi ve ilgi gösterilmeli, onlar hem kendileri hem de toplum için en faydalı olacak şekilde yetiştirilmelidir. Herkesin kalbinde çocuk sevgisi olmalıdır; çünkü çocukların meleklerden farkı yoktur. -SON- ÇOCUKLARI SEVELİM Bu dünyada yapılacak en güzel iyilerden biri çocukları mutlu etmektir. Çocuklar, çok aza bile kanaat ettikleri için onları mutlu etmek de zor değildir. En ufak bir sevgi gösterisi bile onları mutlu etmek için yeterlidir. Çocuklar doğduklarında tertemiz bir kalp, tertemiz bir kişilikle doğarlar. Onlara iyiliği öğreten de kötülüğü öğreten de büyüklerdir. Bir çocuğu nasıl şekillendirmek istersek onlar öyle şekillenirler. Bu yüzden çocuklar için en iyi rol model biz olmalıyız. Onların güzel işler yapmasını istiyorsak biz de iyi işler yapmalıyız. Onlara cömert olmayı öğretmek istiyorsak biz de cömert olmalıyız. Veya kitap okuma alışkanlığı edindirmek istiyorsak önce biz kitap okumalıyız. Çocuklar, en çok taklit ederek öğrenir. Yani büyüklerinden neyi nasıl görürlerse onlar da aynısını yapmaya çalışır. Çocuklar, geleceğimizin teminatıdır. Geleceği kuracak olan onlardır. Her çocuk sevgi ve şefkati fazlası ile hak eder. Bu dünyada hiçbir çocuk şiddet görmeyi, yoksulluk ve sefalet içinde yaşamayı hak etmez. Her çocuk eşit haklara sahip olmalıdır. Tüm çocuklara temel beslenme, eğlence ve eğitim hakkı ve imkanı tanınmalıdır. Unutmayalım ki bugünün küçükleri, yarının büyükleri olacaktır. Onları ne kadar iyi yetiştirirsek, o kadar güzel bir dünya yaratmış oluruz. -SON- ÇOCUKLAR Nedense herkes anne babaların çocuklar üzerindeki haklardan bahseder. Çocukların ne yaparsa yapsın anne babalarının hakkını ödeyemeyeceğini söyleyip durur. Peki, çocukların anne babaları üzerindeki hakları düşündük mü hiç? Çocukları dünyaya getirirken bunu isteyip istemediklerini kendilerine sorma imkanına sahip olduk mu? Belki de çocuklar böylesi bir dünyaya gelmek istemeyecekti. Çocukları neden doğurduk? Onların iyiliği için mi? Hiç olmayan bir çocuğa iyilik yapılır mı? Yapılmaz elbette; çünkü öyle bir çocuk zaten yok. Demek ki çocukları tamamen kendimiz için doğurmuşuz. Daha eğlenceli bir hayat sürmek için, annelik, babalık duygularını tatmak için, neslimizi devam ettirmek için, ele güne karşı daha güçlü olmak için doğurmuşuz. Yani bir anlamda tamamen kendi bencilliğimiz için... Durum böyle ise çocukların anne babaları üzerinde çok daha fazla hakkı vardır diyemez miyiz? Elbette ki annelerimiz, babalarımız bizim için yıllarını heba etmişler, bize emek vermişler, yetiştirmişler; ancak bunu biraz da kendileri için yapmışlar. Evet, anne babalar çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek, onları bu dünyada mutlu etmek zorundadır. Eğer bir insan çocuk yapıyorsa onu güzel bir şekilde yetiştirecek, onu mutlu edecek olanaklara sahip olmalıdır. Çocuğunu sefalet içinde yaşatacaksa, ele güne muhtaç edecekse, diğer çocuklarla eşit şekilde yetiştiremeyecekse, bence o çocuğu dünyaya hiç getirmemeli. Çocukların ebeveynleri üzerinde birçok hakkı vardır. Doğumundan itibaren başlayan bu hakların ilki güzel bir isimdir. Her aile, doğan çocuğuna güzel bir isim vermek zorundadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi'nde de bu geçmektedir. Yine her anne baba,çocuğunun temel ihtiyaçlarını gidermekle mükelleftir. Çocuklar için en önemli ihtiyaçlardan biri de sevgidir. Her anne baba çocuğunu sevmeli ona bu sevgiyi göstermeli ve ona zaman ayırıp onunla ilgilenmelidir. İçinde çocuk sevgisi olmayanlar, çocuklarına zaman ayırabileceklerini düşünmeyenler çocuk doğurmayı da düşünmemelidir. Her çocuğun eğitim hakkı dini, rengi ve ırkı ne olursa olsun her çocuk eğitim fırsatından faydalanmalı ve en iyi şekilde yetiştirilmelidir. Hiçbir çocuk zorla çalıştırılmamalıdır. Çocukları yeri anne babalarının yanı yani evleridir. Çocuğu dünyaya getirip başkalarına evlatlık vermek de son derece yanlıştır. Eğer kendiniz bakabilecekseniz yaparsınız, bakamayacaksanız da o çocuğu dünyaya getirmek zulümden başka bir şey değildir. -SON- Çocuklar ile ilgili kompozisyon örneklerimizi sunduk. Dileriz ki çocuk hakları ile ilgili yazılarımızı beğenirsiniz. Sizler de çocuk sevgisi ile ilgili yazılar yazarak bizimle paylaşabilirsiniz. Yazar Admin Tarih 2350 Kategori arkadaşlıkla ilgili hikayeler, dostluk Yorum Çok samimi iki dost ve arkadaştılar. Fakat biri çok kurnaz, atılgan ve hareketli, öteki ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Kurnaz olan arkadaş bir gün, arkadaşının yanına gitti ve işlerinin bozulduğunu söyledi, kendisinden para istedi. Samimi dostu onu hiç kırmadı, elindeki tüm parayı arkadaşına verdi. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltti. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gitti ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini söyledi ve onu kendisine vermesini istedi. Arkadaşı çok şaşırdı, önce ne diyeceğini bilemedi... Fakat aralarında o denli güçlü bir sevgi vardı ki, arkadaşına “Hayır” diyemedi, nişanlısını ona verdi. Zaman içinde saf olanın işleri bozuldu. Aklına, arkadaşı geldi. “Ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım” dedi ve umutla arkadaşının iş yerine gitti, kendisine çalışması için bir iş vermesini istedi. Arkadaşı ona iş vermedi. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döndü ama yine de arkadaşına kızmadı. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaştı; fakir olduğu için ilaç alamadığını söyledi. Bizimki yaşlı adamcağıza acıdı, istediği ilaçları aldı ve getirdi, kendisine verdi. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü adam aslında çok zengindi ve tüm mirasını ona bırakmıştı. Saf adam artık zengindi. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla onun iş yerinin karşısında bir ev aldı ve oraya yerleşti. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çaldı. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine biraz yemek vermesini istedi. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri aldı, karnını doyurdu, kimsesi olmadığını öğrendikten sonra da ona, kendisinin de yanlız olduğunu söyledi ve birlikte yaşamayı önerdi.“Evin bir büyüğü olarak yaşarsın burada” dedi. “Ev işlerini ve yemekleri yaparsın, evi yönetirsin.”Yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul etti bu öneriyi. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup, evlenmesini söyledi. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kimseyi tanımadığı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisine tanıştırabileceğini söyledi. Saf adam, kendisine tanıştırılan kızı çok beğendi ve onla evlenmeye karar olmasına karşın, çok samimi dostunu yine de unutmamıştı. Biraz da geldiği konumu göstermek istiyordu. Ona da düğün davetiyesi gününde saf adam, salonunda konuklarına bir konuşma yapmak istedi ve mikrofonu eline aldı, başından geçenleri anlatmaya başladı.“Bir zamanlar kendisini çok sevdiğim bir dostum vardı” dedi. “Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi. Ben de elimdeki tüm paramı kendisine verdim. O dostum bir süre sonra benden, evlenmek üzere olduğum nişanlımı istedi. Onu çok beğendiğini söyledi ve benden onu kendisine bırakmamı rica etti. Çok üzüldüm ama, yine de bıraktım nişanlımı kendisine. Çünkü biz gerçek dosttuk ve ben onun üzülmesini istememiştim. İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Fakat o bana iş vermedi. Çok üzüldüm, ama yine de kızmadım ona. Çünkü biz gerçek dosttuk.”Kendisini bu öyküde “kurnaz arkadaş” olarak tanıttığımız arkadaşı, saf arkadaşının bu konuşmasına daha fazla dayanamadı ve ona doğru yürüdü, elinden mikrofonu aldı, bu kez kendi konuşmaya başladı “Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı” dedi o da. “İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, o tüm parasını bana verdi. Sonra ondan, nişanlısını istedim. Üzülerek nişanlısını da verdi bana. Ondan nişanlısını istememin nedeni, o kadını benim çok beğenmiş olmam değildi. O kadının arkadaşıma layık olmadığını bildiğim için istedim onu ondan. Çünkü o kadın, sözcüğün tam anlamıyla bir erkek avcısı’ydı. Saf erkekleri tuzağına düşürür, onların sahip oldukları hemen herşeyi alırdı ellerinden. Dostum çok saf olduğu için kendisini o kadından kesinlikle kurtarmam gerektiğine inandım. Ve onu dostumdan, ancak bu yöntemle uzaklaştırabildim.“Dostum, işleri bozulduğunda gelip benden iş istedi. Ona iş vermedim çünkü, böylesi yakın bir dostumu kendi emrimde çalıştıramazdım. Ona iş vermememin tek nedeni budur. “Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam ise, benim babamdı. Babam ölmek üzereydi. Onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona bırakmasını istedim babamdan. Evine gelen dilenci kadın ise, benim annemdi. Ona bir evladı gibi bakıp, iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim annemi kendisine. Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşimdir. Onu en yakın dostumla evlenmesi için ben ikna ettim. “Değerli konuklar, işte biz böyle dostuz. Tümünüz sevgiyle ve dostlukla kalın ve... Dostum’ diyebildiğiniz kişinin değerini, yaşamınız süresince bir an bile aklınızdan çıkarmayın.”

sevgi ile ilgili hikayeler ödev kısa